Kayıtlar

ALLAH'IN BENİMSEDİĞİ "O" İNSAN MODELİ

Resim
  Bismillâhirrahmânirrahîm Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn,Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve ala âlihi ve sahbihi ecmaîn. Seyda Fadlullah Hazretleri anlatırdı, Mektubat-ı Kudsiyye’de İmam-ı Rabbani Hazretleri şöyle arz eder: “Kıyamete kadar tasavvuf bahçesine aday olabilecek; bu bahçeye dâhil olabilecek; bu bahçenin nasipdarı kim ise, kimin oğlu, kimin kızı, tüm sülalesi ile beraber ben onları bilirim; Allah Teâlâ bu ilhamı bana verdi.” Ve yine Seyda (k.s) anlatırdı: Mevlana Halid-i Bağdadi, Şeyh Bahaeddin’in üstadı ve ayrıca müceddididir. Kendisi tasavvufa iltihak etmeden önce, Mevlana Halid’den rivayet eden bilgiye göre, bir defasında Bağdat’tan Medine-i Münevvere’ye kadar namaz kılmakla seferi iltika etmiştir. Belki bu bizim akıl ve mantığımıza çok uzaktır, bize göre belki mümkün olmayan bir şeydir. Lakin bir hakiki, bir ehl-i iman, ehl-i kitap o kanaattedir. Allahu Teâlâ peygamberlerine, peygamberlerin varislerine, Sadat-ı Kiram’a keramet ve mucize diyebileceğimiz şe...

ORUCUN SIRLARI VE DERECELERİ/İHYÂ-U ULÛMİDDİN

Resim
ORUCUN SIRLARI Oruç sabırdır. Allah Teâlâ, Kur'ân-ı Kerim'in pek çok yerinde sabrı emretmiş, övmüş ve mükâfatının çokluğunu bildirmiştir. Örneğin bir âyette, "Ancak sabredenlere hesapsız mükâfat verilecektir." (Zümer, 10) buyurulmuştur. Allah Rasûlü (sa) da Örün sabrın yarısı olduğunu söylemiştir. (Tirmizî, İbnu Mâce) Oruçlular cennete girdiklerinde onlara: "Geride kalan dünya günlerinde oruç tutmanıza bedel, şimdi gönlünüzce yiyip içiniz." (Hâkka, 24) denir. Bir kudsî hadiste şöyle buyurulmuştur: "İbadet ve tâatlerin sevabı (şartlarına göre) on'dan yedi yüze kadardır. Oruç ise benim içindir; onun sevabını ben takdir ederim." (Müttefekun aleyh) Allah Rasûlü (sa) ise şunları söylemiştir: "Cennetin bir kapısı oruçlulara tahsis edilmiştir. Cennete oradan yalnız onlar girerler." (Müttefekun aleyh), "Allah Teâlâ, oruçlu kullarını meleklere gösterip onlarla övünür ve "Şehvetini, lezzetini, yiyip içmesini benim için terk eden kulla...

BÜYÜKLERİN HAYATI/ŞEYH SEYYİD TAHA-İ HAKKARİ (K.S)

  Seyyid Taha Hz nin Terceme-i Hali ve İlim Tahsili Seyyid Tâhâ (ks), silsile-i aliyye adı verilen, insanlara Islamiyet'in emir ve yasaklarını anlatarak onların dünya ve ahirette saadete, mutluluğa kavuşmalarına vesile olan büyük âlimdir ve velilerin otuz birincisidir. Peygamber Efendimizin[s.a.v.] neslinden olup Seyyid Abdülkadir Geylanî Hazretlerinin on birinci torunudur, Alnı geniş, kaşları gür, iki kaşının arası açık, mübarek gözleri siyah, yüzü yuvarlak, sakalı top, orta boylu bir nur parçası idi. Şihâbüddîn, İmâdüddîn, Kutbü'l-İrşâd Vel-Medâr lakaplarıyla ve Hakkâri nispetiyle meşhurdur. Mevlânâ Halid-i Bağdadî Hazretlerinin halifelerindendir Doğum tarihi bilinmemekle birlikte 1853 senesinde Şemdinli yakınlarındaki Nehri'de vefat etmiştir. Kabri orada olup ziyaret edilmekte, feyz ve bereketlerinden istifade olunmaktadır.   Terceme-i Hâli Abdülkadir Geylanî'nin (ks) torunu olan Seyyid Ebubekir, dönemin müşrik zalimlerinden Hülagu'nun zulmünden kaçıp ailesiyle b...